Ulaşım & mühendislik
SOKULLU MEHMET PAŞA’NIN SÜVEYŞ’E BİR KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlama fi kri İlkçağ’a kadar inmektedir. Milattan önce 14. yüzyılda fi - ravun II. Ramses, Kızıldeniz’den Timsah gölüne kadar olan alanda diğer küçük göllerden yararlanarak bir kanal açtırmış ve sonradan kumların istilasına uğrayarak kullanılamaz hale gelen kanal milattan önce VI. yüzyılda yine fi ravunlar tarafından tekrar kazdırılmışsa da ardından terkedilmiştir.1
Bu kanal Nil Deltası’ndan Süveyş’e doğru gidiyor ve Vadi-i Tumilat’tan geçiyordu. Nil’den Acı Göl’e ve oradan da Süveyş’e ulaşıyordu. Bu dönemde Süveyş Körfezi şimdiki yerinden yaklaşık 30 mil kadar içerideydi. İlk Mısırlılar kanalları sulama amaçlı olarak açmıştı. Bu kanallardan birçoğu sulama yanında zamanla taşımacılıkta da kullanıldı.2
Aynı kanal önce Roma İmparatoru Hadrianus’un (117-138), daha sonra Hz. Ömer’in (634-644) emriyle Amr b. Âs’ın valiliği döne-
minde yeniden onarılarak VIII. yüzyıla kadar kullanılmıştır.3 Arap fetihlerinden sonra Timsah Gölü’nden Akdeniz’e bir kanal kazılması düşünüldü. Ancak Harun Reşid bunu Bizans ordularını Arap sahillerine getirebileceği endişesi ile tehlikeli buldu. Eski kanalın Roma ve Bizans döneminde gemi ulaşımı açısından etkin olduğu ve gemi ulaşımı yapıldığı; ancak Harun Reşid döneminde kapatıldığı da söylenir. Bundan sonra kanal uzun bir süre gündemden düştü. Eski kanal yatakları kumlar tarafından dolduruldu. Bir zamanlar Akdeniz ile Kızıldeniz arasında bağlantı kurabilecek kanalların inşa edilmeye çalışıldığı düşüncesi de zihinlerden unutulup gitti.4
Osmanlılar, Memlûkler döneminden beri mevcut olan Süveyş tersanelerinde inşa ettikleri gemilerle Kızıldeniz’e ve açık denizlere çıkma imkanı buldular. Mısır Beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa 1538’de Hindistan seferine çıkarken donanmasına ait gemileri Süveyş Tersane-
Sokullu Mehmet Paşa’nın Süveyş’e bir kanal açma düşüncesi
1, 3 Mustafa L. Bilge, “Süveyş”, TDV İslam Ansiklopedisi (DİA). 2 Durmuş Akalın, Süveyş Kanalı, Açılışı ve Osmanlı Devletine Etkisi 1854-1882, s. 192. 4 Durmuş Akalın, Süveyş Kanalı, Açılışı ve Osmanlı Devletine Etkisi 1854-1882, Doktora tezi,
Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Denizli 2011. s. 5.
1568
si’nde inşa ettirdi. Ancak Osmanlılar, Süveyş’le Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na bir çıkış yolu bulmakla birlikte Süveyş’te hazırlanan donanmanın —arada bir kanal bulunmadığı için— Akdeniz donanmasından yardım alamaması ve deniz aşırı seferlere yeterli gelmemesi yüzünden istenilen başarıyı sağlayamadılar. Bu sebeple II. Selim dönemi başlarında Mısır beylerbeyine 1568 tarihli bir fermanla Akdeniz’den Kızıldeniz’e bir çıkış temin edilebilmesi için imkanların araştırılması emri gönderildi.5
Ardından uzun bir süre, I. Napolyon’un Mısır’ı işgali (1798) sırasında başlatmış olduğu kanal açma çalışmalarına kadar Akdeniz’le Kızıldeniz’i birbirine bağlama hususunda kayda değer bir faaliyette bulunulmamış, Napolyon’un girişimi de denizler arasında seviye farkı bulunduğu yolunda yapılan tespitler yüzünden sonuçsuz
kalmıştır. Ancak iki denizi birbirine bağlayan, kayık benzeri deniz vasıtalarının geçebileceği küçük suyolları daima temiz ve ulaşıma uygun durumda tutulmuştur.
Süveyş Kanalı’nın inşasına Osmanlı Devleti’nin Mısır Valisi Said Paşa zamanında bir Fransız şirketi tarafından 1859 yılında başlandı. Kanal, Mısır valisi İsmail Paşa zamanında 1869 yılında tamamlandı. Süveyş Kanalı’nın açılışına karşı olan İngiltere, 1882’de Mısır’ı işgal ederek Kanal’ın kontrolünü ele geçirdi. Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı sırasında Süveyş Kanalı’nı geri alabilmek amacıyla 1. ve 2. kanal harekâtlarını düzenledi. Fakat bu harekâtlar başarısızlıkla sonuçlandı.
Süveyş Kanalı başlangıçta 160-170 km uzunluğunda, genişliği; su seviyesinin üstünde 120200 m. dipte 45-100 m., derinliği ise, 12-13 m
5 Mustafa L. Bilge, “Süveyş”, TDV İslam Ansiklopedisi (DİA).
Resim 1 Süveyş Kanalı
SOKULLU MEHMET PAŞA’NIN SÜVEYŞ’E BİR KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
arasında değişmekteydi.6 Daha sonra yaşanan gelişmeler ışığında zamanla kanal uzunluğunu genişletecek yollar aranmıştır. 2010 yılında kanalın genişlemesi için yeni düzenlemeler yapıldı. Bu sayede Süveyş kanalı, günümüzde de son halini alan 193 km uzunluk, 205 metre genişlik ve 24 metre derinliğe ulaşmıştır.
Akdeniz’den Kızıldeniz yoluyla Hint Okyanusu’na açılma amacıyla Süveyş’te bir kanal kazma projesi, Osmanlı’nın gündemine ilk olarak Hint Okyanusu’nda beliren Portekiz tehlikesi nedeniyle gelmişti. Portekizlilerle mücadele Osmanlı’nın Mısır’ı, ardından Yemen ve Aden’i almasından sonra da sürdürüldü. Kanunî Sultan Süleyman döneminde (1520-1566) yapılacak bir Hindistan seferiyle Portekiz tehlikesinin ortadan kaldırılması düşünülmüştü. Bu bağlamda Süveyş’te 80 gemiden oluşan güçlü bir donanma inşa edildi (1530). İşte bu süreçte Süveyş kanalı projesi de gündeme geldi. Akdeniz’den Kızıldeniz’e ulaşması amaçlanan kanal, Nil nehriyle Süveyş arasında kazılmaya başlandı. Osmanlı’nın
o dönemki arşiv belgelerinde kanalla ilgili bilgilere ulaşılmış değil. Halil İnalcık anılan ilk Süveyş Kanalı girişimini 1531-1532 yıllarına tarihlendirir. Bununla beraber Batılı bazı kaynaklar kanalın kazılma tarihini 1529’a kadar çekerler. Süveyş Kanalı kazılmasına ilişkin ikinci girişim II. Selim (1566-1574) döneminde Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın sadrazamlığı sırasında gerçekleşti. Osmanlı devlet kayıtlarına yansıyan bilgiler, Hint Okyanusu’nda devam eden Portekiz-Osmanlı mücadelesinde Akdeniz’deki donanmayı Kızıldeniz’e indirebilmek amacıyla,
Akdeniz’le Kızıldeniz arasında bir su kanalı açılması hazırlığı olduğuna işaret ediyor. Bu amaçla Sultan II. Selim, 1568’de Mısır Beylerbeyine bir ferman göndererek, Portekizlilerin sömürgeleştirmek istediği Hindistan Müslümanlarına yardım etmek, o taraflardan Haremeyn-i Şerifeyn’e gelmek isteyen Müslümanların yolunu kapatan Portekizlileri engellemek ve Haremeyn etrafın-
6 Durmuş Akalın, Süveyş Kanalı, Açılışı ve Osmanlı Devletine Etkisi 1854-1882, s. 192. Doktora tezi, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Denizli 2011.
Resim 2 Süveyş Kanalı’nı gösteren bir harita
daki sapık gurupları yok etmek üzere Donanma-i
Hümâyun’un o taraflara gönderilmesi gerektiğinden, Akdeniz’den Süveyş Denizi’ne bir kanal açılmasının mümkün olup olmadığı, uzunluğu ve genişliğinin ne kadar olabileceği hususlarının mimar ve mühendisler tarafından mahallinde
keşfinin yapılıp bildirilmesini7 istedi. Ancak Saray içinde Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’ya karşı yürütülen muhalefet ve Padişahın 1570’te Kıbrıs seferine ikna edilmesiyle uygulamaya geçilemediği konusunda fikir birliği vardır.8
Süveyş Kanalı Projesi, Sokullu Mehmet Paşa’nın fikriydi. Osmanlı Devleti, Karadeniz ve Akdeniz’de Avrupalı düşmanlarıyla giriştiği deniz muharebelerinde önemli bir üstünlük elde etmişti; fakat Hint bölgeleri ve Arap Yarımadası özellikle Portekizli yağmacıların tehdidi altında bulunuyordu. Bu bölge üzerinde Osmanlı’nın
kontrol sağlamak istemesinin tek sebebi ekono-
mik ve siyasi sebepler değildi. Kutsal topraklar ciddi bir tehdit altındaydı. Haçlı işgalleri sırasında Hazreti Muhammed’in naaşının çalınması tehdidine karşı Ünlü Türk Komutan Nureddin Zengi mezarın etrafını kurşunla kaplamıştı.
Yavuz Sultan Selim döneminde Amiral Alfonso d’Albuquerque’nun Cidde bölgesini işgal edip Hazreti Muhammed’in naaşını kaçırarak Vatikan’a götüreceği söylentisinin de Süveyş’e bir kanal açma düşüncesini tetiklediği söylenir. Amiral Alfonso’nun planını hayata geçirmek 1517 yılında Cidde bölgesine doğru şiddetli bir saldırı başlatmıştı.
Mısır üzerinden herhangi bir kanal olmaması sebebiyle Osmanlı donanmasının bölgeye Kızıldeniz üzerinden ulaşmasının imkânı yoktu. Ancak sınırlı sayıdaki Osmanlı askeri yerel halkın
Resim 3 Yapıldıktan sonra
Süveyş Kanalı
7 BOA.A.DVNS.MHM.d, 7/721. 8 Emine Sonnur Özcan, “Asya’dan Afrika’ya Osmanlı’nın 16. Yüzyıl Kanal Projeleri”, Tubitak Bilim ve Teknik Dergisi, Kasım 2013. s. 34-35.
SOKULLU MEHMET PAŞA’NIN SÜVEYŞ’E BİR KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
da direnişe destek vermesiyle Cidde bölgesinin Avrupalıların eline geçmesini engelledi.9
Sokullu Mehmet Paşa’ya Süveyş’e kanal aç-
mayı düşündüren asıl olayın Sumatra’daki Açe hükümdarı Sultan Alaeddin’in Kanuni’den, Portekizli sömürgecilere karşı yardım istemesi,
ancak bu yardımın Zigetvar Seferi yüzünden geç ve yetersiz gönderilmesi olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır. Ancak muhtemelen Don-Volga
Kanalı’nı da akamete uğratan Astrahan hezimeti yüzünden Sokullu’nun itibarı sarsıldığı için bu işin arkası gelmedi.10
Osmanlı Devleti’nde kanal açmakla ilgili başka bir teşebbüs de Kaptan-ı Derya Kılıç (Uluç) Ali
Paşa’nındı. Kılıç Ali Paşa 1586’da, Kızıldeniz ile Nil arasındaki eski kanalı ihya fikrini padişaha kabul ettirmeye çalıştı. Böylece Osmanlı savaş
gemileri Akdeniz’den Kızıldeniz’e geçebilecek, baş gösteren Portekiz tehdidi bertaraf edilecekti. Ancak 1588’de Süveyş’teki Osmanlı donanma-
sının Portekiz filosunu Kızıldeniz’den atması ve devletin uğraştığı başka meseleler sebebiyle kanal teşebbüsü yine bir tasarı olarak kaldı. Bir
ara Venediklilerin kanala dair tekrar faaliyetleri olsa da neticesiz kaldı Sonraki asırlarda, Sultan III. Mustafa (1757-1774) da kanal açma fikrini benimseyenlerden oldu. Ancak ömrü, bu planı yürürlüğe koymaya vefa etmeyecekti.11
Resim 4 Sokullu Mehmet Paşa bir divan toplantısında halkı dinliyor. (Şehname-i
Selim Han, Topkapı Sarayı
III. Ahmet yazmaları
3595)
9 indyturk.com adresi içinde kisa.link/OS6g. 10 Ayşe Hür, Beş asırlık hülya: Karadeniz-Marmara izdivacı 19/07/2015, radikal.com.tr adresi içinde kisa.link/OS6h (23/02/2021 tarihinde erişildi). 11 Durmuş Akalın, “Sömürgeciliğin Atardamarı Süveyş Kanalı”, Yedikıta Dergisi, sayı 87, Kasım 2015.
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
Süveyş’e bir kanal açılması için ön çalışma yapılması
Hindistan Müslümanlarına yardım etmek, o tarafl ardan Haremeyn-i Şerifeyn’e gelen Müslümanları muhtelif tehlikelerden kurtarmak ve Haremeyn etrafındaki âsi gurupları yok etmek üzere Donanma-i Hümâyun’un o tarafl ara gönderilmesi gerektiğinden, Akdeniz’den Süveyş Denizi’ne bir kanal açılmasının mümkün olup olmadığı, uzunluğu ve genişliğinin ne kadar olabileceği hususlarının mimar ve mühendisler tarafından mahallinde keşfi - nin yapılıp bildirilmesi.
17 Ocak 1568
Mısır beylerbeyine hüküm ki:
Bundan önceleri büyük ecdadım ve atalarım -Allah onları nur içerisinde yatırsın- günlerini ve zamanlarını cihat ve gazaya sarf edip batıdan ve doğudan nice bölge ve memleketleri şirkten ve delalet en zafer kılıçlarıyla fethedip Osmanlı topraklarına katmıştılar.
Ünlü sultanlar ve yüce hakanların övüncü ve faziletleri kutsal topraklara yaptıkları hizmetleri ile olup elhamdülillah bu saadet bana nasip olmuştur. O tarafl arın ahvali ve işlerinin doğru düzgün olması ise en büyük emelimdir.
Lanetli Portekizliler Hindistan topraklarına göz diktiklerinden oraları istila etmekte ve o taraflardan kutsal topraklara ziyaret için gelen Müslümanların yollarını kapatmaktadırlar. Bundan başka Müslümanların, cehennemlik kafi rlerin hükümeti altında olmaları reva görülmemektedir.
Allah’ın yüce yardımına tevekkül, Hazreti Peygamberin çok bereketli mucizelerine tevessül olunup Hindistan diyarının kafi rler elinden kurta-
SOKULLU MEHMET PAŞA’NIN SÜVEYŞ’E BİR KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
rılması ve kutsal toprakların da etraf ve çevresinde bazı sapık fırkalar olup onların da o civardan kaldırılmaları lazım olduğundan o tarafl ara sefer düzenlenmesi niyet olunmuştur.
Bundan dolayı bu husus için hayli donanma hazırlanması yoluna gidilip gemilerimi denizden Süveyş denizine geçirmek için bir kanal açılması münasip görülmüştür.
Buyurdum ki:
Emrim varınca asla geciktirmeden ve gevşeklik göstermeden o yerin işten anlar mimarlarını ve mühendislerini toplayıp işe yarar adamlarını gönderesin. Varsınlar Akdeniz ile Süveyş denizi arasını araştırıp o topraklarda kanal açmak mümkün müdür ve uzunluğu ne kadar olur, yan yana kaç gemi gitmeye uygun kanal olur? öğrenip arz edesin ki ona göre tedariki görülüp açtırılsın.
İnşallah tamamlanınca Allah’ın yardımıyla o diyara Allah yolunda cihat nasip olur da hem kutsal topraklar sapık fırkalardan temizlenir hem de Hindistan diyarının Portekiz kafi rinden alınıp kurtarılması nasip olur.
A.DVNS.MHM.d, 7/721
Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar

