Ulaşım & mühendislik
MARMARA İLE KARADENİZ ARASINDA KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygın-
laşan demiryolu taşımacılığına kadar dünyada çağlar boyunca en masrafsız ve kolay ulaştırma yolu su-deniz yolu olarak görülmüştür. Bu nedenledir ki Osmanlılar hâkimiyet sınırlarının en uç noktaya ulaştığı 16. yüzyıl boyunca su yolla-
rından daha etkili faydalanmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Don-Volga nehirleri arasını bir kanal ile bağlama, yine Akdeniz ile Kızıldeniz’i kısa yoldan açılacak Süveyş Kanalı ile birleştirme hep bu arayışların sonucu ortaya çıkmıştır. Aynı yüzyılda başka bir kanal açma girişimi de Sakarya Nehri ile Sapanca Gölü’nün kullanılarak Karadeniz’den Marmara Denizi’ne gemilerle ulaşımın sağlanabileceği bir su yolu açılması olarak gündeme gelmiştir.
Karadeniz ile Marmara Denizi arasında Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü kullanılarak bir kanal
açılması düşüncesinin ilk defa Kanunî Sultan
Süleyman (1520-1566) zamanında gündeme geldiği ve bunun üzerine Mimar Sinan ile Mimar Nikola’nın görevlendirildikleri, Sapanca’dan İzmit Körfezi’ne kadar olan mesafeden bir kısmının kazıldığı fakat savaşlar nedeniyle çalışmalara
son verildiği yazılmaktadır. Aynı zamanda Marmara ile Karadeniz’in bu vasıta ile birleştirilmek istenmesinin çok eski olduğu, Roma İmparatoru Trajan (98-117) zamanında da böyle bir düşüncenin gündeme geldiği belirtilir.
Osmanlıların ikinci defa olarak 1591’de Marmara ile Sakarya’yı birleştirmek istemeleri çok fazla ihtiyaç duyulan gemi kerestelerinin nehir vasıtasıyla ve hızlıca denize inmesi için olup sonraki girişimlerde buna ekonomik nedenler de eklenmiştir. Kesin ve kararlı bir şekilde 16, 17, 18 ve 19. yüzyıllarda defalarca yapılması kararlaştı-
Marmara ile Karadeniz arasında
kanal açma düşüncesi Her yüzyıl gündeme gelen fakat bir türlü açılamayan su yolu
1591
rılan bu kanal her seferinde bir bahane ile yarıda kalmıştır. Başlarda Tersanenin ihtiyacı olan çeşitli kereste ve İstanbul’un kışlık odun ihtiyacının kolaylıkla karşılanması kanalın başlıca sebepleriydi.
1591 Mart tarihiyle İzmit sancak beyine ve İzmit ve Sapanca kadılarına yazılan fermanlarda Kiraz suyunun Sapanca Gölü’ne ve Sapanca Gölü’nün de İzmit Körfezi’ne akıtılması düşünüldüğünde Sakarya Nehri’nden Sapanca Gölü’ne ve oradan da İzmit Körfezi’ne kadar olan mesafenin ölçülmesi için mimar ve mühendislerden oluşan bir heyetin gönderildiği bildirilmiş ve bu işin süratle yapılması emir olunmuştu. Kanal için 30 bin amele tedarikine karar verilmiş ve
hafriyatın nezareti de Sokulluzade Haşan paşaya verilmişti. Yazılan bu fermanda kanal açılacak yerlere tesadüf edecek olan köy, çiflik ve mandıralara zarar verecek bir durum ortaya çıkarsa onların başka yere nakledilecekleri ve bu işe kesin şekilde niyet olunduğu için işin olur tarafını yazması bildirilmektedir.
Verilen emirlerle kanal işine oldukça önem verildiği görülüyordu. Kanalda çalışacak amele veya ırgatların tımarlı sipahi alay beyleriyle gelerek çalışmaları için Anadolu, Karaman, Sivas, Maraş ve Erzurum beylerbeylerine fermanlar gönderilmişti. Bundan başka İstanbul’da Eyüp kadısı da kendi kazası dâhilindeki lağımcı taifesini sevk etmek için emir almıştı. Her sancaktan
Resim 1 Sakarya Nehri Havzasını
Gösteren Harita (BOA. HRT.h, 584/2)
MARMARA İLE KARADENİZ ARASINDA KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
dirlik sahiplerinin beş binde biri hesabıyla ırgat yani amele tedarik edilecekti. Eğer ırgat yetişmeyecek olursa tımarlı sipahiden ırgat bedeli olarak günde yirmi beşer akça üzere para alınıp bununla ırgat tedarik edilip mevcudun eksilmemesi sağlanacaktı. Irgadiye veremeyen veya ırgat tutamayan sipahi ırgatlık etmek isterse beş binde bir hesabı üzere ırgat yerinde istihdam olunacaktı.
Kanal kazılması işinin bir an evvel tamamlanması için Eyüp Kadılığı dâhilindeki lağımcı esnafının da süratle sevkleri ve ileri gelenlerin bahçelerine ve şuraya buraya sığınarak himaye edilmek istenenlerin de derhal gönderilmesi kesin bir şekilde emir olunmuştu.
Bu kadar sıkı tutulan Marmara ile Karade-
niz’in birleşmesi işi gemi tedariki ve donanma faaliyeti sebebiyle birdenbire duruverdi; kanal işine memur olanlara ayrı ayrı hükümler gönderilerek herkesin yerli yerine dönmeleri emir olundu. Kanaldan vazgeçilmesinin asıl sebebine dair o devirde hayatta bulunan Selânikli Mustafa Efendi kendi tarihinde şunları yazar:
“Bu sırada Sadrazam Sinan Paşa, açılacak kanal yerini bizzat görmek istemiş, Serdar Ferhat Paşa ve Anadolu Kazaskeri Ali Efendi ve daha bazı devlet erkânı ile hareket etmişti. Sinan Paşa üç gün ahali, mimar ve mühendisler ile gezmiş, ölçme ve değerlendirmelerde bulunulmuş, dönüşünde de durumu III. Murad’a arz etmişti. Sonrasında Padişaha bazı devlet adamları tara-
Resim 2 İzmit Körfezi, Sapanca Gölü,
Sakarya Nehri ve Karadeniz’i gösteren harita (BOA.HRT.h, 584/1)
fından dolaylı bir takım söylentiler yetiştirilmiş; kuruntulu Padişah bundan korkmuş ve: “terki
gerekir, din ve devlete lâzım olur iş değildir, halka bir sürü zahmet çektirip zulüm ve baskı ile iş yapmak doğru olmaz. Devlet için en önemli iş donanmaya gemiler yaptırmaktır. Şu ana kadar odun nasıl tedarik edildiyse yine aynı şekilde temin edilsin” diyerek başlanılan bu işi Takiyyüddin’in rasathanesinde olduğu gibi yarıda bıraktırmıştı.
Kanal açılması Sinan Paşa’nın fikriydi. Bazı engellerle karşılaşması üzerine bizzat kendisi orayı gezerek ve ölçerek rapor vermiş, aleyhtarları ise bu işte başarılı olursa şöhret ve itibarının
artacağını düşünerek karşı bazı mütalaalar ortaya atmışlar, Padişahı korkutup vaz geçirmişlerdi.
Padişahı korkutanların; halkın kanal çalışmaları nedeniyle mihnet ve meşakkat çekeceklerini ve zulüm göreceklerini ileri sürmüş oldukları anlaşılmaktadır.
Sinan Paşa’nın kanal açma girişimi konusu altmış beş sene sonra yine gündeme geldi. 1654 yılında Hindioğlu adlı bir mühendis gönderilerek keşif yaptırıldı. Hindioğlu verdiği keşif raporunda arazinin düz olması nedeniyle akışın sağlanabileceğini fakat nehrin temizlenmesinde zorluklar çekileceğini, bundan başka kanalın bazı köy ve çifliklerle hayvan meralarına büyük
Resim 3 Sapanca Gölü ile Sakarya
Nehri arasında açılacak
kanalı gösteren harita
(BOA.HRT.h, 583)
MARMARA İLE KARADENİZ ARASINDA KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
zararlar vereceğini belirtmiş olduğundan kanalın açılmasından üçüncü defa olarak yine vazgeçildi.
I. Mahmut döneminde (1730-1754) bilhassa İstanbul’un ekonomik sıkıntıları göz önüne alınarak, bu sefer Sakarya Nehri söz konusu edilmeden yalnız Sapanca Gölü ile İzmit Körfezi’nin birleştirilmesi düşünülmüştür. Bu yapılabildiği takdirde Sapanca ile etrafındaki köy ve kazalardan İstanbul’a az masrafla çok miktarda muhtelif zahire ile odun, kereste gelebilecekti. Yine geçmişteki gibi keşif yapılmış fakat o taraflardaki yerel ileri gelenlerden bazılarının vaziyeti takdir edememeleri yüzünden bir netice elde edilememişti.
Bu seferki hafriyat işinde öncelik Sapanca gölü ile İzmit Körfezi’nin birleştirilmesiydi.
Şayet gölün suyunun Marmara’ya akıtılması mümkün olmazsa o zaman Sakarya Nehri’nin Sapanca Gölü ile birleştirilmesine teşebbüs edilecekti. Her iki hafriyat için rapor ve masraf defterleri istenmişti.
Konunun ciddiyeti ve önemi sebebiyle işin olmaz tarafına gidilmemesi özellikle belirtilen kanal açma işinin keşfi için İstanbul’dan yine bir heyet gönderilmişti. Bu defa faaliyete geçilerek hafriyata başlanmış ve bir miktar yer kazıldıktan sonra su çıkmağa başlayıp bu sırada kış da gelmiş olduğundan çalışmalar geçici olarak durdurulmuştu. Fakat araya yine bir takım dedikodular girmiş, o taraflarla alakası olanların veya başka bir takım engellerin çıkmasıyla beşinci defa olarak kanal meselesi terkedilmişti.
Son olarak 1813 yılında Kocaeli ve Bursa san-
cakları Valisi Vezir Hacı Ahmet Aziz Paşa İstanbul’a, Sakarya Nehri ile Sapanca Gölü ve bu göl ile Marmara’nın birleştirilmesinin ekonomik önemine dikkatleri çeken bir yazı yazmıştı. Aziz Paşa, Sakarya’nın kaynağına veya Beypazarı taraflarına kadar nehrin temizlenip bu nehre civar olan yerlerin her türlü ürünlerinin kolayca Marmara’ya naklinin mümkün olabileceğini söylemekteydi. Bu hususun incelenmesi, ölçülerek resimlerinin yapılması için bir memur ile beraberinde mühendis ve mimar gönderilmesini istemişti. Bu başvuru kanal işini yine canlandırmış ve eski Çavuşbaşı Abdullah İffet Bey memur edilip maiyetine de mühendishaneden üçüncü halife Ahmet ve dördüncü halife Mehmet efendilerle Mimar Seyit Mustafa tayin kılınarak hemen gönderilmişti.
Bu heyet gittikten sonra işin önemine binaen üç kişi az görülerek bir kısım mühendis ve usta daha gönderilmesine gerek görülmüş ve bunlara tersane kaptanlarından Mustafa Hoca Kaptan, Mimar Ali Rıza Bey ve diğerlerinden oluşan yedi
kişilik bir fen heyeti daha ilâve olunmuştu.
İzmit ve Sapanca tarafına gönderilen keşif heyeti gerekli incelemeleri yapmış, suyun kaynağından başlayarak Sapanca Gölü yanına kadar incelemelerde bulunmuş ve bu hususta ayrıntılı bir de rapor vermişti. Bunun üzerine kanal işi Aziz paşaya havale edilmiş kendisine bir hilat ile iltifatı havi bir de ferman gönderilmiştir. Fakat bu fermanın gönderilmesinden yirmi gün sonra Aziz Paşa vefat etti ve kanal işi de bu vefat dolayısıyla yine yarım kaldı.1
1 İsmail Hakkı Uzunçarşılı, “Sakarya Nehrinin İzmit Körfezine Akıtılmasıyla Marmara ile Karadenizin Birleştirilmesi Hakkında Vesikalar ve Tetkik Raporları”, Belleten, IV/14-15, (Nisan-Temmuz 1940): 149-186.
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
MARMARA İLE KARADENİZ ARASINDA KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
Sakarya Nehri’nin Ayan Gölü’ne, oradan da İzmit Boğazı’na akıtılması
Sakarya Nehri’nin Ayan Gölü’ne, oradan da İzmit Boğazı’na akıtılmasına niyet olunduğundan, keşif için Mimarbaşı Sinan ile Suyolcularbaşı Davud’un bu işlerden anlayan bazı bilirkişilerle birlikte İzmit’e gönderildiği; İzmit Sancakbeyi ile Sapanca ve Geyve kadılarının da idareleri altındaki yerlerde bulunan bu işlerden anlayan, güvenilir ve arazi ölçüm işini bilen, geçit yerlerini bilip kılavuzluk yapabilecek kişileri ve ahaliden 4-5 yüz kişiyi balta, kazma, kürek, çalı tırpanı vs. aletlerle ve ulaşım için yeterli miktarda beygirle birlikte hazır etmeleri ve anılan kişiler oraya gelir gelmez bahse konu yere gidip birbirleriyle istişare ederek, nehir yatağının kazılacağı en uygun güzergâh, yatağın derinliği, bu işin mümkün olup olmadığı, ne kadar para sarf edilmesi gerekeceği vs. hususları, hiçbir yönünü belirsiz bırakmadan etrafl ıca yazıp bildirmelerine dair emir.
4 Eylül 1582
Kocaeli Sancakbeyine ve Sapanca ve Geyve kadılarına emir:
Sakar a Nehri’nin Ayan Gölü’ne2 ve Ayan Gölü’nden İzmit Boğazı’na akıtılmasına niyet olunduğundan, bu konuda keşif için Mimarımbaşı Sinan ve Suyolcularımbaşı Davud, bu konuları bilen ve suyu teraziye alma işinden anlayan bazı suyolcular ve ustalar ile birlikte gönderilmişlerdir. Buyurdum ki:
Bu emir ulaştığında, hepiniz bu konu ile bizzat ilgilenesiniz ve idareniz altında bulunan yerlerdeki güvenilir, bu işlerden anlayan, arazi ölçümü konularını bilen, geçit yerlerini bilip kılavuzluk yapabilecek kişiler ve ahaliden dört beş yüz adet işe yarar kimseler ile birlikte ve balta, nacak, çalı tırpanı, kazma ve kürek ile anılan yerde hazır bulunasınız. Adı geçenler oraya gelir gelmez söz konusu yere varıp lazım olan yerlerden ormanını kestirip, nehri görüp, yatağın nereden kazılmasının mümkün olduğu, aşağıdan mı yoksa yukarı dağ tarafından mı kazılmasının uygun olacağı, kazıldığı takdirde derinliğinin kaç zirâ3 olması gerektiği, İzmit Boğazı’na akıtma işinin mümkün olup olmadığı, şayet Allah dileyip de bu işe girişilirse ne kadar para sarfedilerek meydana getirilebileceği hususlarını bütün yönleriyle, ustaların tahmin eyledikleri üzere, birbirinizle ortak hareket ve istişare ederek ayrıntılı, açıklamalı ve doğru olarak, herhangi bir tarafında asla belirsiz ve şüpheli nesne bırakmadan aslı ve hakikati ile yazıp arz eyleyesiniz. Ayrıca, adı geçenlerin anılan yere ulaşımlarını sağlamak üzere yeterli sayıda beygir tedarik eyleyip İzmit İskelesi’nde hazır edesiniz ki kayıklardan indiklerinde bu beygirlere binip doğruca anılan yere varsınlar.
A.DVNS.MHM, 48/188
2 Sapanca gölü. 3 Metrik sisteme geçilmeden önce kullanılan bir uzunluk ölçüsü birimi, arşın. Bkz. TDV İslam Ansiklopedisi, “Arşın” md., Mehmet Erkal.
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
Sakarya Nehri’nin Sapanca Gölü’ne ve Sapanca Gölü’nün İzmit’teki denize akıtılması
Sakarya Nehri’nin Sapanca Gölü’ne, Sapanca Gölü’nün de İzmit önündeki denize akması Padişah’ın muradı olduğundan, mesafe ölçümü ve yerinde keşif için mimar, mühendis ve bilirkişiler gönderildiği, İzmit Sancakbeyi ile İzmit ve Sapanca kadılarının da bizzat üç dört yüz ırgat çıkarıp birlikte söz konusu yere gitmeleri ve Sakarya Nehri ile Sapanca Gölü ve Sapanca Gölü ile deniz arasındaki mesafelerin uzunlukları, bu bölgede köy, çiftlik ve mandıra bulunup bulunmadığı, varsa bu işin bunlara zarar verip vermeyeceği, zarar verirse bunların oralardan kaldırılıp civardaki başka yerlere kondurulmalarının mümkün olup olmayacağı hususlarında yerinde yapılacak keşif ve araştırma sonuçlarını ayrıntılı ve doğru olarak yazıp arz etmelerine; Kocaeli Sancakbeyi ve Kadısının da söz konusu keşfi n yapılması için İstanbul’dan gönderilen mimar ve ustalar için İzmit’ten söz konusu bölgeye varıncaya kadar yeterli miktarda beygir ve yiyecek vs. ihtiyaç maddeleri tedarik etmelerine dair gönderilen emirler.
21 Ocak 1591
MARMARA İLE KARADENİZ ARASINDA KANAL AÇMA DÜŞÜNCESİ
Sadrazam hazretlerine verildi.
İzmit Sancakbeyine ve İzmit ve Sapanca kadılarına emir:
Sakar a Nehri’nin Sapanca Gölü’ne ve Sapanca Gölü’nün İzmit önünde olan denize akması Padişah4
olarak muradım olduğundan, Sakar a Nehri’nden Sapanca Gölü’ne ve Sapanca Gölü’nden denize varıncaya kadar aradaki mesafenin kaç zirâ olduğunun yerinde görülüp yazılması ve keşfi nin yapılması için mimar, mühendis ve bu işleri bilen bazı kişilerin gönderilip keşfi nin yapılarak ayrıntılı biçimde yüce makamıma arz olunmasını emredip buyurdum ki:
Bu emir ulaştığında, asla gecikmeden ve oyalanmadan bu konu ile bizzat ilgilenesiniz ve her biriniz bizzat kalkıp üç dört yüz ırgat çıkarıp hep birlikte söz konusu yere varıp doğru bir şekilde keşfi ni yaparak; Sakar a Nehri’nden Sapanca Gölü’ne varıncaya kadar aradaki mesafenin kaç zirâ ve Sapanca Gölü’nden İzmit önündeki denize gelinceye kadar aradaki mesafenin kaç zirâ olduğunu, yollarda köy, çiftlik ve mandıra bulunup bulunmadığını, eğer var ise bu işin onlara zararı olup olmayacağını ve eğer zararı olursa bunların o yerlerden kaldırılıp o civardaki başka bir yere kondurulmalarının mümkün olup olmadığını iyice araştırıp bilgi sahibi olarak ortaya çıkan sonucu doğru bir şekilde yazıp yüce eşiğime arz eyleyesiniz. Bu konunun tastamam bitirilmesine niyet olunmuştur. Bu itibarla sizler de hep bu işin yapılması yönünü ön planda tutarak ihmalden ve gevşeklik göstermekten çekinesiniz ve bu işe ihtimam göstererek ayrıntılı ve doğru biçimde yazıp arz eylemeye çalışıp gayret edesiniz.
***
Sadrazam hazretlerine verildi.
Kocaeli Sancakbeyine ve Kadısına emir:
Sakar a Nehri’nin Sapanca Gölü’ne ve Sapanca Gölü’nün denize akıtılmasına niyet olunduğundan, bu konunun yerinde görülüp keşfi nin yapılması için İstanbul’dan mimarlar ve ustalar gönderilmiştir. Bu itibarla söz konusu ustalar ve mimarlar için İzmit’ten anılan yere varıncaya kadar beygir tedarik olunmasını emredip buyurdum ki:
Bu emir ulaştığında, gecikmeden ve oyalanmadan bunlar için yeterli miktarda beygir, yiyecek vs. ihtiyaç maddeleri tedarik edesiniz ve kendileriyle birlikte oraya varıp bu işi tamama erdiresiniz. Bu husus her bakımdan mühim olduğundan bu konuda ihmal ve gevşekliğe asla izin yoktur. Bu sebeple, gafl et eylemeyip hemen bu kişiler için yeterli miktarda yiyecek vs. ihtiyaç maddelerini acilen tedarik edesiniz ve kendileriyle birlikte oraya varıp ölçüp doğru bir şekilde keşif yaparak ortaya çıkan sonucu doğru bir şekilde yazıp yüce makamıma arz eyleyesiniz.
A.DVNS.MHM_67/183, 184
4 Sultan III. Murad (1574 - 1595).
Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar

