1888 / Bilim & keşif

Elektrik: Osmanlıya biraz geç gelen aydınlanma

Aydınlatmanın yeni teknolojisi ve Osmanlı toplumuna girişi.

Kitapta 3553627 dk. okuma
1888

Bilim & keşif

ELEKTRİK

Edison’un 1879’da akkor lambayı icadı sonrasında ilk elektrik üretim merkeziyle dağıtım şebekesini 1881’de New York’ta kurması, elektrik enerjisinin evlerde ve sanayide yaygın olarak kullanılmasının başlangıcı olmuştur. 19. yüzyılın sonları, dünyanın birçok yerinde elektrik enerjisi üretimindeki gelişmelerin hız kazandığı yıllardır. Bu dönemde pek çok yerde elektrik santralleri kurulmaya ve böylece elektrik enerjisi yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde, elektrik üretimi ve dağıtımındaki teknolojik gelişmelerle birlikte, Avrupa ve Kuzey Amerika’da birçok büyük ölçekli elektrik santrali birbiri ardına faaliyete geçmiştir.

Osmanlı Devleti’nin ilk elektrik santrali 1902 yılında Adana Tarsus’ta kurulan küçük bir su santralidir. Tarsus’a 1800 metre uzaklıktaki

bulunan Berdan Nehri üzerinde su değirmeni milinin transmisyon kayışıyla çevrilmesiyle oluşturulan santral daha sonra hidroelektrik santraline dönüştürülmüştür. Başlangıçta yalnız sokaklar ile bir kaç üst düzey memurun evi elektrikle aydınlatılabilmiştir.1

1902 yılında Tarsus’taki ilk üretimden sonra 1904 yılında Şam ve 1906 yılında da Beyrut gibi şehirlerde elektrik üretimine başlanmıştır. II. Meşrutiyet sonrası ise İstanbul, İzmir, Bağdat, Bursa ve Konya şehirleri verilen imtiyazlarla kurulan şirketler tarafından aydınlatılmıştır.2

1888 yılında İstanbul’da elektrik fabrikası kurulmuş ve akabinde 1889 Şubat’ında elektriğin ilk defa binalarda kullanılması gündeme gelmişti. Neticede başta Osmanlı Bankası olmak üzere imkânları olan bazı müesseselerin, binalarını elektriklendirdikleri görülmektedir.

Elektrik Osmanlıya biraz geç gelen aydınlanma

1 Naziye Özdemir, “İmparatorluktan Cumhuriyete Türkiye’de Elektriğin Tarihsel Gelişimi (1850-1938)”, OSMED Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, 2/3, (Temmuz 2016): 17-32. 2 Emine Erol, “Türkiye’de Elektrik Enerjisinin Tarihi Gelişimi 1902-2000”, (doktora tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007),

s. 63-66.

1888

Giderek elektrikli aletler de daha geniş anlamda kullanım alanı bulmaya başladı. 1905 yılında Beyoğlu’ndaki bazı oteller ve dükkânlarda elektrik kullanılıyordu. 1906 yılında padişahın doğum gününde Ertuğrul gemisinde elektrikli aydınlatma suretiyle şenlikler yapılması da söz konusu oldu.

1907 yılında, imkânı olan müesseseler için elektrikli aydınlatma daha kolay hâle gelmişti. Beyoğlu’ndaki Büyük Kulüp yanında tiyatro binalarında da serbestçe elektrik kullanılıyor-

du. Aynı yılın Ekim ayında İngiliz uyruklu iki müteşebbis, sinema gösterileri yapmak üzere, biri dört diğer sekiz beygir gücünde iki elektrikli makine getirmek üzere izin almıştı.

Bu dönemde II. Abdülhamid, İstanbul şehrinin elektrikle aydınlatılması imtiyazını 1907 Aralık ayında, bir devlet müessesesi olan Tophâne-i Âmire’ye verdi. Tophâne-i Âmire, kendi imkânlarıyla bu işi yürütemeyeceği için bu defa Avrupa’daki elektrik şirketleri ile temasa geçilerek onların şartlarının neler olduğu araştırıl-

Resim 1 Silahtarağa Elektrik

Santrali

ELEKTRİK

dı. Fakat kısa bir süre içinde meydana gelen siyasi gelişmeler bu tür yatırımların bir süre için ertelenmesine yol açacaktı.

II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında İstanbul’a elektrik getirilmesi ile ilgili gelişmeler iktidardaki İttihat ve Terakki Partisi’nin temayülleri doğrultusunda yürüdü. İstanbul’un elektriklendirilme çabalarının yoğunlaştığı bu dönemde, özellikle Beyoğlu tarafında bazı ev sahiplerinin kendi imkânlarıyla konutlarında elektrik kullandıkları gözlenmekteydi. Hükûmete göre, şehirde elektrik üretimi ve dağıtımı kamuya ait bir uygulama idi. Dolayısı ile elektriğin devlet tarafından üretilip dağıtılacağı tarihe kadar konutlarda elektrik kullanılması yasaklandı. Bu işi takip etmek üzere de Şehremaneti görevlendirildi.

Bu gelişmelerden sonra Nâfia Nezâreti, 1910 Şubat’ında, İstanbul’un elektrikle aydınlatılması ve tramvayların elektriklendirilmesi hususunda ihale açılacağını ilgili firmalara basın aracılığıyla duyurmuş, tekliflerin dosya hâlinde

nezarete iletilmesini istemişti. Teklifler Nâfia Nezâreti’nde görüşüldükten sonra en elverişli şartların sekiz şirket arasında yer alan Macaristan’ın Ganz şirketi tarafından verildiği görüldü ve ilan edildi. Bundan sonra taraflarca hazırlanmış ve üzerinde mutabakata varılmış mukavele ve şartname metinleri 24 Ekim 1910 tarihinde imzalandı.

1911 Eylül’ünde elektrik fabrikasının kurulma çalışmaları başlatıldı. Bunun için Haliç kıyısında Silahtarağa’da şirkete bir yer tahsis edilmişti. Ham madde olarak kullanılacak

kömürün deniz ve kara yoluyla taşınmasının kolaylığı, elektrik üretiminin çeşitli aşamalarında kullanılacak suyun hemen bitişikteki dereden temin edilebilmesi, bölgenin şehrin ne tam içinde ne de tam dışında olması Silahtarağa’nın seçiminde rol oynayan faktörlerdi. Fabrika, kömürü yakarak elektrik enerjisine dönüştürecekti. Elde edilen elektrik enerjisi; tramvaylarda kullanılacak, sanayi tesislerine verilecek, bunun yanında yeraltı ve havai hatlarla şehre dağıtılacaktı.

Fabrika, 11 Şubat 1914 tarihinde tam manasıyla faaliyete geçmiş ve tramvaylara elektrik verilmiştir. 14 Şubat 1914 tarihinde ise şehre ilk elektrik verilmiştir. 1914 yılı sonunda şebeke uzunluğu 258.320 m’ye ulaşmış, trafo merkezlerinin sayısı ise 60 olmuştu. Bütün aksaklıkla-

ra rağmen 1914 yılında 2.055 olan elektrik abonesi sayısı 1918’de 12.894’e yükselmişti. 1920 yılında ise 17.207 olmuştu.3

3 Vahdettin Engin-Ufuk Gülsoy, “İstanbul’un Aydınlatılmasında Elektrik Dönemi”, Büyük İstanbul Tarihi, c.6.

OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ

Sarayın elektrik ile aydınlatılması

Osmanlı Sarayı için Avrupa’ya sipariş edilen elektrik gereçlerinin Prens Dodimburg’un gelişine kadar gelip yerine konulması fermanı üzerine ilgili Fabrika ve yüklenicilerden elektrikle aydınlatmanın en temel aracı olan lambaların en hızlı biçimde, Fransa Posta Bakanlığı’ndan da bu lambaların çanta içerisinde kabul edilerek hızlı trenle ve yeni açılan tren yolundan derhal gönderilmesinin telgrafl ar çekilerek istendiği, ayrıca bunların gelmemesi durumunda bulunacak çarenin de Telgraf ve Posta Nezareti Fabrikası İmalat Müdürü ile görüşüldüğüne ve bu istek telgrafl arına verilen cevaplara dair Telgraf ve Posta Nazırı Âlî Efendi tarafından Sadrazam’a gönderilen telgrafl ar.

24 Ağustos 1888

Devletli Efendim Hazretleri

Padişah hazretlerinin; ‘Saray için daha önce Avrupa’ya sipariş olunan elektrik gereçlerinin Prens Dodimburg’un gelişine kadar gelip yerine konulması ve şayet bunlar yetişemeyecek olur ise başka bir şekilde elektrikle aydınlatma yapılmasının mümkün olup olmayacağının bildirilmesini’ ferman buyurduğu siz Sadrazam hazretlerinin 14 Zilhicce 1305 - 10 Ağustos 1304 tarihli yazınızda bildirilmiş idi.

Bunun üzerine bu konuda süratle girişimde bulunularak Fabrika’ya ve yüklenicilere; ‘bu gereçlerin mümkün olan en hızlı şekilde gönderilmesi’ hususu telgrafl a bildirilmiş ve Fransa Telgraf Nezareti’nden de yine telgrafl a, cevaplı ve önemli kaydıyla; ‘elektrikle aydınlatmanın en temel vasıtası olan lambalardan Fabrika’nın Paris Postanesi’ne teslim edeceği miktarın hızlı tren ve yeni açılan tren yolu ile posta çantası içerisinde kabul edilerek ve hızlı bir şekilde gönderilmesi’ istenmiştir.

ELEKTRİK

Ayrıca bu lambalar bu tedbirler çerçevesinde ve belirtilen süre içerisinde gelmediği takdirde Padişah hazretlerinin sayelerinde burada başka şekilde bir çare bulunması hususu da Nezaret Fabrikası İmalat Müdürü ile müzakere edilmiştir.

Bugün veya yarın adı geçen Nezaret’ten beklenen cevap geldiğinde durum süratle arz edilecektir. Zatıalinizin malumları olduğunda bu konuda emir ve ferman sizindir.

15 Zilhicce 1305 - 11 Ağustos 1304

Telgraf ve Posta Nazırı

Âlî

***

Devletli Efendim Hazretleri

Lambalara dair Fransa Posta Nazırı’ndan gelen cevabî yazıda; ‘bunların istekte bulunduğum şekil-

de gönderilmesinin mümkün olamayacağı’ beyan edilmekte olmasına rağmen bu telgrafın ardından Fabrika’dan gelen cevapta ise; ‘lambaların hızlı trenle gönderildiği’ bildirilmektedir. Bu cevap yanlış değilse iki üç güne kadar lambaların buraya ulaşması beklenmektedir.

Ancak bu iki bilgi arasındaki zıtlığın sebepleri de yine telgrafl a, cevaplı ve önemli kaydıyla sorulmuş ve bu telgrafnameler ekte arz olunmuştur. Buna dair alınacak cevap derhal takdim edilecektir. Emir ve ferman sizindir.

16 Zilhicce 1305 - 12 Ağustos 1304

Telgraf ve Posta Nazırı

Âlî

Y.PRK.PT, 3/110

OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ

Elektriğin tehlikeleri

Amerika ve Avrupa’da elektrik makineleri yüzünden meydana gelen tehlikelerin, büyük şehirleri aydınlatmakta kullanılan alternatif usulüne göre çalışan yüksek basınçlı makinelerden kaynaklandığı, Osmanlı Sarayı’nda kullanılan kuran kontinu (sürekli akım) usulüne göre çalışan düşük basınçlı makinelerde ise insan kaybına sebep olacak derecede bir tehlikenin söz konusu olmadığına dair meşhur Edison’un makalelerine dayandırılarak Mehmed Râif tarafından hazırlanıp Osmanlı Padişahı’na sunulan yazı.

24 Temmuz 1892

Amerika’da son meydana gelen elektrik tehlikesinden bahseden resimli bir gazete Arif Bey kulunuz tarafından bu kulunuza verildi.

Siz velinimetimiz efendimizin de malumları olduğu üzere Avrupa ile Amerika’nın her tarafında kullanımı neredeyse gazın yerine geçecek derecede yaygınlaşmış bulunan elektriğin bir takım tehlikeleri her hafta bu kulunuza gelmekte olan elektrikle ilgili gazetelerde bu kulunuz tarafından izlenmektedir. Ancak elektrikten dolayı şimdiye kadar meydana gelmiş olan tehlikeler Avrupa’da büyük şehirlerin aydınlatılması için tasar uf amacıyla kullanılmakta olan ‘alternatif’ denilen sekiz on bin derece basınca sahip tehlikeli makinelerden ortaya çıkmaktadır. Siz efendimizin sarayındaki elektrik makineleri ise tehlikeli çeşit en olmak bir yana basınçları da 110 dereceyi geçmemektedir. Bir varsayım olarak kulluğumun gereği olan vazifemde bir ihmal meydana gelecek olsa bile bu yüzden insan bakımından bir tehlike çok uzaktır. İşte bütün

bunlardan dolayı, Avrupa’da yukarıda belirtilen sebepten dolayı meydana gelmekte olan olayları arasıra siz Padişah efendimizin huzurlarına arz ederek haksızlıkta bulunmayı kulluğuma ve sadakatime aykırı görmekteyim.

Bu kulunuzun işbu maruzatı geçen sene bu gibi tehlikeler hakkında Amerikalı meşhur Edison tarafından yayımlanan makale üzerine Fen Müşaviri Emil Efendi kulunuzla Mekteb-i Sultânî ve Mekteb-i Tıbbiyye-i Şahane fi zik (hikmet) hocalarından meydana gelmiş olan Komisyon tarafından da tastik olunarak o vakit merhum Osman Bey ile Emin bey kulunuz tarafından yüce makamınıza arz kılınmıştı.

Adı geçen Edison yayımladığı makalede ‘alternatif’ usulünde çok fazla basınçlı makinelerin tehlikelerinden bahset ikten sonra ‘kuran kontinu ‘ usulünde basıncı az olan ve siz Padişahımızın Sarayındaki makinelerle aynı çeşit en olan makinelerin asla tehlikesi olmadığını makalesinin sonunda zikretmiş olduğu halde işin o tarafı arz edilmeyerek, her ne amaca dönük ise, sadece makalenin tehlikeden bahseden fıkraları Zatıalinizin huzurlarına arz olunmuş idi. Edison tarafından öncelikle ‘Elektrikal Rodeyo’ isimli Amerikan gazetesinde yayımlanan makalenin ‘kuran kontinu’ ve az basınçlı makineler hakkındaki fıkraları, siz velinimetimiz efendimiz tarafından incelenmek üzere tercüme edilmiş ve yüce makamınıza takdime cür’et kılınmıştır. Bu konuda ve her halde emir ve ferman siz velinimetimiz efendimizindir.

Kulunuz

(Mühür) Mehmed Râif

Y.PRK.TKM, 25/38

ELEKTRİK

Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar