1847 / Kültür & iletişim

Telgraf: Telgrafın mucidi Mors’un, Sultan Abdülmecid’i icadının değerini takdir eden ilk Avrupalı devlet adamı olarak nitelendirmesi

Elektrikli haberleşmenin mesafeleri ve zaman algısını değiştirmesi.

Kitapta 2892925 dk. okuma
1847

Kültür & iletişim

TELGRAF

1 Nesimi Yazıcı, “Tanzimatta Haberleşme ve Kara Taşımacılığı”, OTAM, 3 (1992): 332-376.

II. Mahmud dönemindeki çağdaş anlamda posta idaresi düzenleme çabaları onun ölümünden sonra meyvesini vermiş ve 23 Ekim 1840’da Posta Nezaretinin kuruluşu gerçekleşmişti. Posta Nezareti, devlet evrakı ile birlikte, ülke ahalisinin, bir ayırım yapmadan, postaya konu teşkil eden mektup, emanet (para) ve numune (paket)’lerini bütün Osmanlı sınırları içinde taşımayı hedefl emiş ve bu hedefi n gerçekleştirilmesi yönünde, başkent İstanbul’dan Rumeli yöresinde Edirne’ye 28 Ekim, Anadolu tarafl arına ise 2 Kasım 1840’da ilk postaları çıkarmıştır. Kuruluştan bir ay geçmeden 16 Kasım 1840’da yeni teşkilâtın uyacağı esasları ve çalışma şartlarını düzenleyen ilk posta nizamnamesi, Fransız Posta Kanununun, Osmanlı Devleti şartlarına uydurulması suretiyle yürürlüğe konulmuştur.

19. yüzyılın ikinci yarısında bu sahada yeni bir gelişme olarak (elektrikli) telgrafl a karşılaşıyoruz. 1839’daki sonuçsuz girişimden sonra,

1847’de Beylerbeyi Sarayında önce Sultan Abdülmecid, ertesi gün de devlet ileri gelenlerinin huzurunda iki başarılı telgrafçılık denemesi yapılmıştır.1 Amerikalı Smith 9 Ağustos 1847’de Abdülmecid’in huzurunda Beylerbeyi Sarayı’nın iki ayrı odasına kurulan makinelerden başarılı bir şekilde mesaj gönderdi. Ertesi gün Babıali ileri gelenlerinin katılımıyla yapılan ikinci gösterinin ardından yeni makineden oldukça memnun olan Sultanın, Smith’e ne tür bir ödül verilebileceğini sorması üzerine, Smith ödülün mucit Morse’a gönderilmesinin daha uygun olacağını bildirdi. Bunun üzerine 1849 başlarında Osmanlı Sultanının isminin baş harfl erinin etrafına 130 elmasın zarif şekilde yerleştirildiği bir madalya ile berat gönderildi. Abdülmecid tarafından taltif edildiğini gazetelerden ve arkadaşlarından öğrenen Morse, berat ve madalyayı bir yıllık gecikmeyle aldıktan sonra sultana cevabî bir teşekkür mektubu gönderdi. Morse, 1863’te

Telgraf Telgrafın mucidi Mors, Sultan Abdülmecid’i icadının değerini

takdir eden ilk Avrupalı devlet adamı olarak nitelendirmişti

1847

yazdığı bir mektupta Sultan Abdülmecid’i icadının değerini takdir eden ilk Avrupalı devlet adamı olarak övmekteydi.

Morse, Osmanlı Devleti’nden sonra 1856’da Fransa ve Danimarka, 1859’da İspanya, 1860 yılında Portekiz ve 1864 yılında ise İtalya tarafından verilen devlet nişanı ile taltif edildi. Bu arada yeni icadın gördüğü ilginin ardından, aralarında Osmanlı Devleti ve bazı Avrupalı devletlerin elçilerinin katılımıyla 1858 yılında Paris’te yapılan toplantıda, Morse’a nakit para ödülü verilmesi kararlaştırıldı. Her devletin, elinde bulundurduğu telgraf makinesi sayısı nispetinde katılımı esas alındı. Ödül miktarı olarak tespit edilen 400.000 Frank’ın ise dört yıla yayılan bir sürede ödenmesi öngörüldü. Buna göre Osmanlı Devleti 69, Avusturya 224, Fransa 462, Rusya 115 makine için kendi hissesine düşeni ödeyecekti. Karardan kısa bir süre sonra Osmanlı Devleti ödülün ilk taksiti olan 5.374 frank 24 santimin Paris Sefareti aracılığıyla Morse’a iletilmesi için harekete geçti.2

Telgraf ve buharlı tren Osmanlı İmparatorlu-

ğu’na neredeyse aynı anda girdi. Bir telgraf hattı, ilk defa 1855’te İstanbul’u Avrupa’ya bağladı. İlk demiryolu hattı da 1856’da Mısır vilâyetinde, Kahire ile İskenderiye arasında işlemeye başladı. Aynı yıl, Anadolu’da ilk demiryolu, İzmir’den Aydın’a işlemeye başladı. İngiltere’de işletilmeye başlanılan dünyanın ilk demiryolu 1856’da 31 yaşındaydı. Telgraf, batıdan doğuya daha kolay sıçradı; 1855’te İngiltere’de açılan dünyanın ilk telgraf hattı ise 18 yaşındaydı.

Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk telgraf hattı Kırım Yarımadası’nı Bulgaristan sahilinde Varna’ya bağlayan sualtı kablosudur. 1853’de Osmanlı-Rus Savaşı olarak başlayan Kırım Savaşı, kablonun döşenmesinin ilk sebebiydi. İngilizler dünyada o sırada en uzun denizaltı telgraf hattı olan ve 340 mil uzunluğundaki kabloyu döşediler. Bundan kısa süre sonra, İngilizler Varna’yı İstanbul’a bağlamak için başka bir kablo döşediler. Yapım Mart 1855’de başladı. 19 Ağustos 1855’de İstanbul ile Edirne arası tamamlandı. Hat 6 Eylül’de Şumnu’ya ulaşmıştı. Böylece İstanbul, Avrupa başkentlerine telgraf teliyle bağlanmış oldu.

2 Özkan Keskin-Ali Sönmez, “Telgrafın Osmanlı İmparatorluğu’nda Yayılması: Çanakkale Telgraf Hattı Örneği”, OTAM, 25 (2009): 67–81.

Resim 1 Telgraf hattı döşenmesi

TELGRAF

İstanbul’dan ilk telgraf 14 Eylül 1855’de çekildi. Haziran 1861’de Üsküdar’la Bağdat arası telgraf trafiğine açıldı. Ayın sonuna doğru Sultan Abdülmecid öldü. Ölümünden önce, yalnızca doğuda Bağdat hattının, batıda Bükreş-Belgrad-Viyana hattının değil, Selanik hattının tamamlanışına da şahit oldu. Ayrıca bir İngiliz firması, Çanakkale Boğazı’nı Sakız adası ve Kıbrıs’la bağlayan ve başlıca liman olan İzmir’i Sakız hattına bağlayan bir kablo döşemek için izin aldı. Ancak, Çanakkale Boğazı-İskenderiye kablosunu döşeme çalışmaları üç kez sekteye uğradı.

1862’de tahta çıkan Sultan Abdülaziz’in ilk dönemlerinde, Bağdat’tan Basra’ya ve İran Körfezi’nin Fao limanına kadar olan telgraf hattı tamamlandı. Burada İngilizler Karaçi ve Hint Okyanusu üzerinden geçip körfez yoluyla gelen hattı döşediler. Ocak 1865’de telgraf trafiği Londra’dan Hindistan’a Osmanlı toprakları üzerinden geçebiliyordu.

Abdülaziz’in dönemi boyunca (1861-1876) ve Sultan Abdülhamid’in döneminde (1876-1909), Osmanlı telgraf ağının genişlemesi devam etti. Anadolu’da yan kollar ortaya çıktı. Bir büyük hat Anadolu’dan Suriye yoluyla Mısır’a ve Arabistan’a ilerletildi. Odessa’daki Rus telgraf ağıyla Karadeniz ağının bağlantısı yapıldı. Bu hatlara yeni Balkan kasabaları eklendi. 1914’de Osmanlı ülkesinde yaklaşık olarak yılda 5.500.000 telgraf gönderiliyordu.3 Önceleri Sadarete bağlı olan Telgraf İdaresi, 21 Eylül 1871’de Posta Nezareti ile birleşinceye kadar bir Müdürlük olarak idare edilmiştir.4

3 Roderıc H. Davıson (çev. Durdu Mehmet Burak), “Osmanlı İmparatorluğuna Elektrikli Telgrafın Girişi”, OTAM, 114 (2003), 347-386. 4 Yazıcı, “Tanzimatta Haberleşme ve Kara Taşımacılığı”, 332-376.

Resim 2 1900’lü yılların başında bir Osmanlı telgraf

memuru

OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ

Sadaretçe de malum olduğu üzere, Avrupa’da kullanılmakta olan telgraf sisteminin bir örneği –beğenilirse Osmanlı topraklarında da kullanılmak üzere- Padişahızın görmesi için Amerika’dan gönderildiği Amerika elçiliği tercümanı vasıtasıyla bildirilmiştir.

Bu konuda Padişahımızın verdiği müsaade ile telgraf aletleri bugün saraya getirilmiş ve Padişahımızın huzurunda sistemin nasıl çalıştığı gösterilmiştir. Bu sistem görülmeye değer bulunmuş ve haberleşmede pek kolaylık sağlayacağı anlaşılmıştır.

Nasıl çalıştığını seyretmek üzere zatı aliniz Sadrazam Hazretleri ile Şeyhülislam ve bakanların yarınki Salı günü saat dört e Saraya gelmeleri hususuna Padişahımızın emir ve fermanları çıkmıştır.

10 Ağustos 1847

İ.DH, 153/7919

Sarayda yapılacak telgrafın tanıtım sunumuna devlet erkanının katılması

Avrupa’da kullanılmakta olan telgrafın nasıl çalıştığının gösterilmek üzere bir örneğinin Amerika’dan gönderildiği, Sarayda padişahın huzurunda yapılan gösteride telgrafın görülmeye değer bulunduğu ve haberleşmede pek çok kolaylıklar sağlayacağı, Sadrazam, Şeyhülislam ve nazırların telgrafın çalışma şekli hakkındaki gösteriyi izlemek üzere Saraya gelmeleri hakkında Padişah emri.

10 Ağustos 1847

Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar