Bilim & keşif
HAVAGAZI VE AYDINLATMA
Şehirlerin cadde ve sokaklarının aydınlatılması 19. yüzyılın başında havagazının etkin kullanımının gerçekleşmesiyle ortaya çıkmıştır.
Aydınlanma amacıyla maden kömüründen ilk defa havagazı üreten Belçika vatandaşı Jan Pieter Minckelers’dir. Deneylerini ilk defa 1753’te Louvain Üniversitesi’ndeki odasını aydınlatmakla başlattı. Jan Pieter maden kömüründen çıkan gazın yanıcı özelliğini keşfetmişti.
William Murdoch (1754-1839) da bu konuda yaptığı deneylerden müspet neticeler aldı ve gaz üretmeyi başardı. Çocukluğundan beri kömürle haşir neşir olan Murdoch kömürden elde ettiği dumanı arıtıp sudan geçirerek yakınca alevin beyaz ve parlak ışık verdiğini gördü. Böylece gazın yanıcı özelliği dışında da kullanılabileceğini gösterdi. Bu yöntemi kullanarak 1792’de evini, 1797’de Manchester polis merkezi binasının girişini ve başka yerleri aydınlattı. İlk defa boru ile birbirlerine bağlantılı on üç gaz lambası Lond-
ra’da 1807 yılında denendi. Havagazının kötü kokusu bu çalışmaların olumsuz boyutunu teşkil ediyordu. Murdoch bu amaçla gaz arıtma deneyimlerine de girişti. Nitekim evini aydınlattığı günlerde çok kötü kokan gazı dışarı atmak için bir arıtma tesisi kurarak bu deneylerinden de olumlu sonuçlar aldıysa da deneylerine ara verdi.
Havagazı konusundaki çalışmalar bütün Avrupa’yı sarmıştı. Fransız Philippe Lebon’un da havagazını kullanıp Paris’i aydınlatmaya girişmesi Murdoch’un ara verdiği bu alandaki deneylerine yeniden dönmesi için teşvik edici bir sebep oldu. Diğer taraf an İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde havagazı ile sokakların aydınlatılması çalışması sürdürülüyordu. Alman-Çek asıllı Winzler bir gaz şirketi kurarak Londra’nın sokaklarını aydınlatma işini üstlendi. Winzler ilk denemesini Londra’nın Petter Street isimli caddesinde inşa ettiği ilk gaz fabrikasında üretilen havagazı ile Westminster
Havagazı ve aydınlatma
İstanbul ışık ile tanışıyor
1858
Köprüsü’nün aydınlatarak gerçekleştirdi. Avrupa’daki bu buluş kısa zamanda her tarafa yayıldı. Avrupa’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli şehirlerinin ana caddeleri veya önemli sokakları gaz lambalarıyla aydınlatılır
hale geldi.
1810’lu yıllar havagazı ile aydınlanma için bir dönüm noktası olmuş ve mesela Amerika Birleşik Devletleri’nin Baltimore şehrinde bir sokak 1817 yılında gaz ile aydınlatılmıştı. Avrupa’nın en gözde şehirlerinden Paris bu kervana gecikmeli olarak dâhil oldu ve havagazı kullanılarak ilk defa 1829 yılında bir sokak aydınlatıldı. Almanlar da bu konuda geç kalmışlardı; Berlin şehrinin havagazı ile aydınlatılması girişimi ancak 1826’dan sonra başlamıştı.
Dünyada havagazı ile çağdaş şehir aydınlat-
masının sağlanmasının üzerinden 44 yıl geçtikten sonra 1856 yılında İstanbul’un ilk defa modern şehir aydınlatılması çalışmalarının başladığı görülmektedir. İstanbul’da cadde-sokak ve iç mekan aydınlatılmasının ilk örneğini 1856
yılında Dolmabahçe Sarayı için tesis edilen ve kullanıma sunulan Dolmabahçe Gazhanesi oluşturmaktadır. Sarayın aydınlatılması ve ısıtılması sorununun çözümü için sarayın inşaatıyla birlikte sarayın yapıldığı yerin hemen arkasında Nişantaşı’na doğru uzanan vadinin ağzına ve has ahır binalarının bitişiğine Gazhane gibi son derece stratejik bir havagazı fabrikası devlet eliyle Hazîne-i Hâssa-i Hümâyun tarafından inşa ettirildi.
Dolmabahçe Gazhanesi’nin inşası sarayla birlikte 1853 yılında tamamlandı ve sarayın aydın-
Resim 2 Dolmabahçe Gazhanesi
HAVAGAZI VE AYDINLATMA
latılması için gerekli havagazı Osmanlı Devleti sınırları içinde ilk defa burada üretildi. Dolmabahçe Gazhanesi Hazine-i Hassa’ya bağlı olarak idare ediliyordu. Yapılan ilk üretim denemeleri olumlu netice verdi ve hatta üç yıl içinde üretim fazlası sağlandı.
Dolmabahçe Gazhanesi’nin üretim fazlası havagazı ile 1856 yılında Beyoğlu bölgesine havagazı verilmeye başlandı. Havagazı ile İstanbul’da ilk defa cadde-sokak aydınlatması İstiklal Caddesi (Cadde-i Kebir) aydınlatılarak gerçekleştirilmiştir. Önce Taksim’den Galatasaray’a, ikinci aşama olarak da Galatasaray’dan Tünel Meydanı’na oradan da Yüksek Kaldırım güzergâhı ile Karaköy’e kadar, caddenin tek tarafına kaldı-
rımlara 80 adım aralıklarla lambalar sıralanmıştı. Lambalara döküm direklerle ve Dolmabahçe
Gazhanesi’nden çekilen döküm şebeke boru hatları ile gaz verilerek sokaklar aydınlatılmıştır.
1859 yılında Galata ve Tophane civarları da aydınlatıldı. 1861 yılında Tophâne-i Âmire güzergâhından Talimhane ve Saraçhane’ye de havagazı ulaştırıldı. 1864 yılına gelindiğinde gazhaneden çekilen bir boru hattı Maçka Silahhanesi önünden Teşvikiye ve Nişantaşı’na kadar getirilmiştir. Aynı yıllarda Beşiktaş Caddesi de havagazı ile aydınlatılan mekânlar arasına katılmıştır.
Halka ve şehre yönelik sosyal amaçlı olarak İstanbul’da ilk inşa edilen tesis 1880 yılında bitirilen Yedikule Gazhanesi’dir. Bu tesisten elde edilen gaz öncelikle İstanbul halkının aydınlatma ihtiyacında kullanılmıştır. 1873 yılında
inşaat çalışmaları başlamış, uzun süre sürüncemede kalmasına rağmen II. Abdülhamid’in sal-
Resim 3 Yedikula Gazhanesi’nin
1881’de açılışı
tanatının ilk yıllarında tekrar gündeme gelmiştir. İstanbul’da sadece Dolmabahçe ve çevresi ile İstiklal Caddesi, Galata ve civarı dışında kalan yerlerde bu yeniliğe henüz geçilmemişti. Sur içine havagazı üretmek için en uygun yer olarak Yedikule seçildi. Burada üretilecek gaz ara borularla Langa’ya, aynı ebattaki borularla bir diğer güzergâh ise Bahçekapısı’ndan tramvay yoluyla Beyazıt’a, yine bir üçüncüsü de Aksaray ve Beyazıt üzerinden Şehzadebaşı’na uzanacaktı.
Yedikule Gazhanesi 1880 yılında ihale usulüyle inşa ettirildi. İlk etapta dört yüz feneri besleyecek, akabinde de genişletilerek Eyüp, Bakırköy ve Yeşilköy’e havagazı temin edecek olan Yedikule Gazhanesi 1880 yılında hizmete girdi ve Şehremaneti tarafından işletmeye açıldı.
1892 yılında fiilen hizmete giren Kadıköy Gazhanesi 06 Ocak 1892 tarihinde kurulan Üsküdar-Kadıköy Gaz Şirket-i Tenviriyesi adıyla faaliyetini sürdürdü. Üsküdar-Kadıköy Gaz Şirketi I. Dünya Savaşına kadar devamlı çalışmış ise de, savaşın devamı ve bitiminde kısa müddetlerle faaliyetini tatil etmekle beraber gaz üretiminde esas madde olan taş kömürü yerine zaman zaman zeytin çekirdeğinden de gaz üretilmiş ve tesisin üretime ara vermesi önlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Şehir Gazı adıyla İzmir’in aydınlatılması işi de 1876 yılında bir İngiliz gazeteci olan Edwards’ın sahibi olduğu şirkete verildi ve şehir bu gazhanede üretilen havagazıyla aydınlanmaya başlandı.1
1 Mehmet Mazak, “Türkiye’de Modern Aydınlatmanın Başlangıcı ve Aydınlatma Tarihimize Genel Bir Bakış (1853-1930)”, IV. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu ve Sergisi Bildirileri, İzmir (2007).
HAVAGAZI VE AYDINLATMA
Siz Sadrazam hazretlerinin Osmanlı ülkesinin ıslahatı için ortaya koymuş olduğunuz çalışma ve gayretlere benim de bir yardımımın dokunması hususundaki arzumun sizin tarafınızdan da iyi karşılanması, bu arzumu bir kat daha güçlendirdi. İstanbul’da ikametim esnasında varoşlardan birinde yapılan ıslahatın İstanbul’un diğer yerlerinde de yapılıp yapılamayacağına dair elde et iğim malumat an çıkardığım sonuca göre İstanbul’un gaz ile aydınlatılmasındaki fayda ve güzellikler çok açık olduğundan bu konuda daha fazla ayrıntıya girmeyi bir kenara bırakıp yüce Sadrazamlık makamına, bin sekiz yüz elli yedi senesi Ağustos’unun on ikisinde Samsun’dan Sivas’a kadar inşa olunacak demir yol hakkında Osmanlı Devleti tarafından kabul buyurulmuş olan şartlarla uyumlu bazı şartları ihtiva etmesinden dolayı Osmanlı Devleti tarafından kabul edileceğini kuvvetle ümit et iğim bir mukavelename taslağının (layiha) arz ve takdimiyle yetiniyorum. İşbu taslağın gereklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırabilecek bir cevap elde ederek Paris’e dönmek arzusunda bulunduğumu belirtirken bu hususun mümkün mertebe hızlıca incelenip sonuçlandırılması için siz Sadrazam hazretlerinin yüksek emirlerinin esirgenmemesi konusundaki beklentimi ve bu vesile ile en derin saygılarımı ifade ederim.
***
İstanbul’un gaz ile aydınlatılmasına dair mukavelename müsveddesidir.
İmza sahibi İstanbul’un gaz ile aydınlatılması için aşağıdaki şartlarla bir şirket (kumpanya) kurmayı taahhüt eder.
Birinci Bend: Osmanlı Devleti, imza sahibine, doksan dokuz yıllığına, imtiyazlı şartlarla İstanbul’u gaz ile aydınlatma müsaadesi verir.
İkinci Bend: İşbu şirket, işbu imtiyazlı şartlar ile Osmanlı Devleti’nin umumî kanunlarının korunması ve hükümlerinin yerine getirilmesi için Osmanlı Devleti’nin yüksek gözetimi altına konulacaktır.
İstanbul’un gaz ile aydınlatılması için kurulacak şirketin mukavelenamesi taslağı
İstanbul’u gaz ile aydınlatma hususunda Sadaret makamına teklifte bulunmuş olan bir Parislinin; Sadrazam hazretlerinin İstanbul’daki ıslah faaliyetlerine bir katkı da kendisinin sunmak istediği, yaptığı gözlemler neticesinde bu işin birçok faydalar sağlayacağı sonucuna vardığı ve bu işi üstlenecek şirket için hazırlanan ve Samsun-Sivas Demir Yol Şirketi’nin mukavelenamesindeki bazı şartlar ile aynı şartları taşıyan bir mukavelename taslağı sunduğuna dair arzuhali ile; şirketin kuruluşu, imtiyazları, süresi, işletilmesi, hammadde temini vb. konuları düzenleyen yirmi dört maddelik mukavelename taslağı.
17 Mart 1858
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
Üçüncü Bend: Gaz imal edilecek gazhanenin yeri özel araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra belirlenecektir.
Dördüncü Bend: İşbu gazhane ile ikinci derecedeki tamamlayıcı unsurları (tefer uat) olan mağaza ve kalem odalarının kurulması ve inşa edilmesi için en gerekli şey olan arazi devlet emlakinden ise Osmanlı Devleti tarafından şirkete bedava terk edilecek ve ödünç (iare) verilecek; eğer şahıslara ait mülklerden ise, genelin menfaatinin sağlanması için bazı yerlerde yürürlükte olan emlak alımı usulüne uygun olarak anılan şirket tarafından kolaylıkla elde edilmesi sağlanacaktır.
Beşinci Bend: Adı geçen şirket işbu mukavelenamenin imza edilmesinden itibaren on ay içerisinde, gazhanenin kurulması ve inşa edilmesine dair olan ayrıntılı rapor (layiha) ve keşif defterini Osmanlı Devleti’nin onayına (tasvib) arz ve takdim edecektir.
Altıncı Bend: Osmanlı Devleti, zikrolunan ayrıntılı rapor ve keşif defterinin arz ve takdimi tarihinden itibaren beş ay içerisinde, aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde, Dördüncü Bendde yazılı arsayı şirket tarafına teslim et irecektir.
Yedinci Bend: Anılan şirket zikrolunan ayrıntılı rapor ve keşif defterinin takdimi sırasında, Maliye Hazinesi’ne kâğıt para (kaime) veya tedavülde olan altın ve gümüş sikke ile ( ) verip teslim edecektir.
Sekizinci Bend: Şirket tarafından gazhane ve yolları için [yukarıda yazılı meblağ ile] aynı miktarda bir meblağ sarf olunur olunmaz söz konusu meblağ adı geçen şirkete iade ve teslim olunacaktır.
Dokuzuncu Bend: Anılan şirket işbu mukavelenamenin imza tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra gazhanenin işletilmesini taahhüt eder.
Onuncu Bend: Anılan şirket, imalatına lazım olan kereste ile taşı daha önce başka şirkete terk olunmamış olan devlete ait ormanlardan ve taş ocaklarından
HAVAGAZI VE AYDINLATMA
kesmeye ve çıkarmaya yetkili ve izinli (murahhas ve mezun) olacaktır.
On birinci Bend: Anılan şirket açmaya yetkili olduğu hisselerden elde edilecek ( ) miktar meblağın kullanımı imtiyazını koruyacaktır.
On ikinci Bend: Anılan şirket gazhanenin inşası için gereken alet ve edevatı her türlü gümrük resminden muaf olarak getirtmeye izinli olacak; ancak Osmanlı ülkesi üretimi olan eşyayı diğerlerine tercih edecektir.
On üçüncü Bend: Osmanlı Devleti doksan dokuz yıllık imtiyaz süresi içerisinde şirket tarafından ( ) kadar sarf edilip kullanılmış olan meblağın yüzde yedi faizini taahhüt edeceğinden, eğer gerçek masrafl ar daha az olur ise Osmanlı Devleti de yalnız o miktarının faizini temin ve taahhüt buyuracaktır.
On dördüncü Bend: Yüzde yediyi aşacak gelir fazlası faizinin temini için Osmanlı Devleti tarafından verilmiş olan peşinatı ödeyinceye kadar Osmanlı Devleti tarafına ödenecektir.
On beşinci Bend: Osmanlı Devleti’nin evvela faizini ödemesi gereken sermayeyi, ikinci olarak işbu faizi ödeme mecburiyetinden ne zaman kurtulacağını ve üçüncü olarak peşinatının kendisine iade olunacağı vakti bilmesi için [şirket] gazhanenin işletme masrafl arını Osmanlı Devleti’nin incelemesine sunmaya mecburdur.
On altıncı Bend: Gazhanenin işletilmesinden evvel nizamname ve tarifelerinin şirket tarafından Osmanlı Devleti’nin onayına arz ve takdim edilmesi lazım gelecektir.
On yedinci Bend: Osmanlı Devleti, şirkete, gaz imali için gereken kömürü doksan dokuz yıl süre ile, [hangileri olduğu] daha sonra belirlenecek madenlerden çıkartma hakkı verecektir.
On sekizinci Bend: Anılan şirket de gazhanenin ihtiyaçları için çıkarılmış olan kömürün çıkarma
masrafl arı hesap olunduktan sonra kalan kıymeti üzerine yüzde yirmi; ihtiyaçlarına gerekli olandan fazla kömür çıkardığı ve bu fazlayı sat ığı takdirde ise söz konusu yüzde yirmiden başka yüzde on iki daha resm ödeyeceğinden, işbu yüzde yirmi resm ile şart kılınan yüzde on iki resm, masrafl arı çıkarıldıktan sonra kömürün madenindeki kıymeti üzerine konulup dağıtılacak ve bu resmler de, seçimi Devlet’e ait olmak üzere ya nakden veya aynen ödenecektir.
On dokuzuncu Bend: Şirket; bakanlık merkezi (merkez-i vükela), kışla, karakolhane vb. devlet binalarına verilecek gazı genel tarife fi yatından yüzde yirmi daha düşük fi yatla verecektir.
Yirminci Bend: İmtiyaz süresi sona erdiğinde kömür madenleri, tarafl arca birbirlerinden farklı ve eşit sayıda tayin olunacak bilirkişiler vasıtasıyla belirlenecek fi yat üzerinden bütün binaları, edevatı, eşyayı ve makinelerini satın alacak olan Osmanlı Devleti’nin bedavadan malı olacak ve işbu fi yat belirleme konusunda iki tarafın bilirkişileri arasında görüş ayrılığı ortaya çıkarsa oy çokluğuyla bir yeni üye seçilecektir.
Yirmi birinci Bend: Yine söz konusu sürenin sonunda gaz imtiyazı da, gazhanenin işletilmesinin birer parçaları olan bütün binaları, edevatı ve makineyi yukarıda açıklanan şekilde satın alacak olan Osmanlı Devleti’ne dönecektir.
Yirmi ikinci Bend: Ortaya çıkacak bazı sebeplerden dolayı şirket tarafından işbu mukavelenamenin imza tarihinden itibaren on sekiz ay içerisinde gazhanenin inşasına başlanmaz ise anılan mukavelenamenin içerdiği imtiyaz şartları yok hükmünde sayılacak ve kefalet parasına el konulacaktır (zapt ve tevkif).
Yirmi üçüncü Bend: Anılan süre zarfında şirketin kurulmasına veya gazhane inşaatının başlanmasına veya tamamlanmasına engel olacak savaş veya diğer bir takım siyasi olaylar ortaya çıktığı
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
takdirde Osmanlı Devleti tarafından anılan süre yeterli derecede [uzatılacaktır]. Bununla beraber yukarıda sayılan sebeplerden kaynaklanan engeller iki yıldan fazla uzadığı takdirde imtiyaz fermanını iade etme hususundaki seçim hakkı şirkete ait olacağından, [böyle bir iade durumunda] Osmanlı Devleti de anılan şirket tarafından verilmiş olan kefalet parasını şirkete geri iade edecektir.
Yirmi dördüncü Bend: Osmanlı Devleti ile anılan şirket arasında ortaya çıkacak her türlü ihtilaf iki taraftan eşit sayıda üye tayin edilmek suretiyle oluşturulacak komisyon tarafından görüşülüp karara bağlanacak ve işbu komisyon üyeleri arasında görüş ayrılığı ortaya çıkarsa oy çokluğu ile bir üçüncü üye daha tayin kılınacaktır.
A.DVN, 131/27
HAVAGAZI VE AYDINLATMA
sü; kaç beygir gücünde olursa olsun kendi sistemine uygun bir şekilde yapılacak olan makineyi hareket ettirmesidir. Beşincisi; bu lamba ile hareket et irilecek makinenin gemi ve trenlerde kömür ve su depolarına ve kazanlarına ihtiyaç bıraktırmamasıdır.
Nasıl yapıldığı ve çalıştığı (Tarifatı) konusuna gelince: Resminde gösterildiği şekilde iki depodan ibaret olup deponun biri küre içinde korumaya alınmış; diğeri ise ayak pozisyonundaki şişeden bir silindir ile kürenin tabanlığına bağlanmıştır. Memesi bulunan boru istenilen ölçüde uzatılabilir. Küre içerisindeki depoya su gazı, altındaki depoya da su gazını havaya dönüştürecek kimyasal maddeler (ecza) konulur. Her iki depo arasındaki musluk, gazın alevini azaltıp çoğaltmak için kullanılır.
Asma havuz içerisinde yakılan lamba da işte bu makineye sahip olan lambadır.
Su gazını hava gazına dönüştüren bu lamba yukarıda sayılan birçok güzellikleriyle dahi her bakımdan Amerika’da açılması kararlaştırılan Şikago Sergisi’nde sergilenmeye uygun ve layıktır:
Bu lambanın olağanüstü faydalı bir kullanım alanı daha vardır ki burada ondan bahsetmeyişimden dolayı kusuruma bakılmasın.
(Pul üzeri tarih, isim, mühür)
19 Teşrinievvel sene 1308 Trablusgarb Kalesi’ne misafi r
Teğmen Üsküdarlı İbrahim Edhem
A.DVN.MKL, 34/6
Hayâtü’l-İnsân Yapım ve Çalışma Kılavuzu (Tarifnamesi)
İsmini “Hayatü’l-İnsan” koyma cüretini gösterdiğim bu lambanın fi til ve şişe gibi kötü kokuya sebep olacak aksamı olmadığı ve oda içerisinde yakıldığında havanın bozulmasına sebep olacak bir kusuru bulunmadığı yapılan kontrol sonucunda kesin olarak ortaya çıktığı için “Hayatü’l-İnsan” şeklinde isimlendirilmeye layık olduğunu düşünüyorum.
Şu lambanın sahip olduğu birçok güzelliklerden birincisi; yukarıda arz olunduğu üzere gayet dar bir oda içerisinde yakıldığında asla havayı bozmamasıdır. İkincisi; açık bir alanda ve gayet fırtınalı bir havada ışığında zer e kadar eksilme meydana gelmeden yanmasıdır. Üçüncüsü; bir idare fi tilinin ışığının derecesinden yirmi beş otuz santimetre yüksekliğe kadar gayet parlak bir ışık ile aydınlanmasıdır. Dördüncü-
Su gazının hava gazına dönüştürülmesi prensibi ile çalışan lamba
Trablusgarp Kalesi’nde misafi r olarak bulunmakta olan Üsküdarlı Teğmen İbrahim Hakkı’nın; Hayatü’l-İnsan diye isimlendirdiği, fi til ve şişeye ihtiyaç duyulmadan yakılan ve yapılan testler sonucunda yakıldığı ortamdaki havayı bozmadığı anlaşılan, fırtınalı havada ve açık alanda yakıldığında bile ışığı eksilmeyen, idare lambasına göre daha yüksek ve parlak ışık sağlayan, kendi sistemine uygun olarak yapılmış makineleri hareket ettirebilen ve bu makinelerde kullanıldığı takdirde gemi ve trenlerdeki kömür ve su depolarına ihtiyaç bırakmayan, kimyasal maddelerle su gazının hava gazına dönüştürülmesi prensibi ile çalışan ve bu özellikleri ile Amerika’da açılacak olan Şikago Sergisi’nde sergilenmeye layık gördüğü lambasının resmi ile yapım ve çalışma kılavuzu (Tarifnamesi).
17 Mart 1858
OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ
Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar

