1904 / Ulaşım & mühendislik

Otomobil: Osmanlı topraklarına getirilen ilk otomobil gümrükten iade ediliyor

Osmanlı topraklarına gelen motorlu taşıtların ilk karşılaşmaları.

Kitapta 3693746 dk. okuma
1904

Ulaşım & mühendislik

OTOMOBİL

Otomobil, kendi kendine hareket eden anlamını taşıyan araç demektir. Önceleri buharla çalışan motorlara sahip olan otomobillerde daha sonra benzinli motorlar kullanıldı. Lokomotifl er için kullanışlı olan buhar motorunun, hafi f ve kolaylıkla manevra yapabilecek taşıtlara elverişli olmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine yeni arayışlara gidildi. 1890’lı yıllarda Almanya’da Daimler ve Benz; Fransa’da Peugeot, Panhard ve Levassor; İtalya’da Bernardi ve Lanza; ABD’de Duryea ve Ford ilk otomobil örneklerini ürettiler. Bunlar dış görünüş olarak atsız faytonlara benziyorlardı. 1903’te Fransa 30,204 adet otomobil üretimiyle dünya üretiminin %48,77’sine sahipti. Aynı yıl ABD’de 11.235, İngiltere’de 9.437, Almanya’da 6.904, Belçika’da 2.839 ve İtalya’da 1.308 oto-

mobil üretilmiştir.1

Avrupa’nın büyük şehirlerinde görülmeye başlanan otomobil bir süre sonra İstanbul’a da

geldi. İstanbul’a gelen ilk otomobil, Reji İdaresi’nin ısmarlayıp 1904 Temmuz’unda İstanbul Limanı’na getirttiği otomobildi. Bu araç üç sandık içerisinde ve monte edilmemiş bir şekilde getirtildi. Daha önce böyle bir şey görmemiş olan ve hayli şaşıran gümrük memurları, aracı getiren kişiden bunun gazla çalışan bir otomobil olduğunu öğrendiler. Bunun üzerine gümrükçüler de araca, kendi kendine hareket eden anlamında “zâtü’l-hareke” dediler. Fakat gümrük tarifelerinde otomobiller için uygulanacak bir prosedür olmadığı için memurlar araca giriş yaptırıp yaptırmama konusunda tereddüde düştüler. 18 Eylül 1904 tarihli toplantısında konuyu değerlendiren Meclis-i Vükela (Bakanlar Kurulu), İstanbul sokaklarının otomobil işlemesine müsait olmadığı gerekçesiyle aracın geldiği yere iadesine karar verdi.2

Hemen bu sıralarda Tef iş-i Umumi-i Askeri

Otomobil Osmanlı topraklarına getirilen ilk otomobil

gümrükten iade ediliyor

1 Otomobilin Tarihi, wikipedia.org/wiki/Otomobilin_tarihi (28 Mart 2011 tarihinde erişildi).

1904

Komisyonu 16 Ağustos 1904 tarihli yazısıyla bazı devletlerin ordularında haberleşmeyi hızlandırmak amacıyla otomobil kullanmaya başladıkla-

rı, yapılan tatbikatlarda gerçekleştirilen askerî harekât esnasında faydasının görüldüğünün

anlaşıldığı, ordumuz tarafından da denenmek üzere bir adet otomobilin Avrupa’dan satın alınmasının uygun görüldüğünü bildirdi.3

Otomobil yasağı devam ederken bazı varlıklı aileler, bu ulaşım aracına duydukları hevesle gizlice İstanbul’a otomobil getirmekten geri kalmadı. Nitekim Sultan II. Abdülhamid’in Mayıs 1908’de bu konuya değindiği ve hükümeti uyardığı görülüyor. II. Abdülhamid, son zamanlarda bazı kişilerin İstanbul’a otomobil getirdiğini, bunların Şişli, Kâğıthane ve Üsküdar’da dolaşıp kazalara sebep olduklarını belirterek hükümetten tedbir almasını istedi. Padişahın ikazı üzerine konuyu değerlendiren hükümet, İstanbul’da yasağın devamına karar verdi. Şehir dışında ise

otomobil kullanılabilirdi.

Otomobilin İstanbul’a kalıcı bir şekilde gelmesi 23 Temmuz 1908’de ilan edilen II. Meşruti-

yet’ten sonra oldu. Bazı kaynaklarda İstanbul’a kullanma amacıyla ilk otomobili Basra Mebusu

Ahmet Paşa’nın getirdiği belirtilir. Ahmet Paşa bunun için II. Abdülhamid’den özel izin almıştı.

Meşrutiyet’ten sonra otomobil konusunda

bir esneklik gösterilmesi üzerine harekete geçen bazı girişimciler hükümete başvurarak İstanbul’da otomobil ile nakliye yapma imtiyazı almak istediler. Ancak, otomobil trafiğine yönelik kurallar henüz oluşturulmamıştı. Otomobilden alınacak vergiler ve halkın güvenliği gibi konular açıklığa kavuşturulmadan herhangi bir şirkete imtiyaz verilmedi. İstanbul’da bulunan otomobil sayısı artmaya başladı. Otomobil, bir yandan resmî makam aracı olarak ve bir yandan da varlıklı kişiler tarafından da binek aracı olarak kullanılmaktaydı. 1908-1914 yılları arasındaki

2 BOA.MV, 110/10. 3 BOA.Y.PRK.KOM, 13/30.

Resim 1 İstanbul kara ulaşımına

otomobil geldiği

dönemler

OTOMOBİL

Resim 2 1910 Ford-T model otomobil

4 Vahdettin Engin, “İstanbul’da Kara Ulaşımı”, Büyük İstanbul Tarihi, C. 6 istanbultarihi.ist adresi içinde kisa.link/OUj9

dönemde, çoğu resmî olmak üzere, İstanbul’da 100-150 otomobilin bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunlar, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’dan getirtilmişlerdi. Henüz şoför kavramı ortada yoktu ve sürücülere, otomobil çarkçısı denilirdi.

Otomobilin çoğalması üzerine bazı tedbirler alındı ve 24 Aralık 1913 tarihli belediye zabıtasının görevlerine dair nizamnamede otomobille ilgili hususlara da yer verildi. Buna göre, otomobillerin motoru gürültüsüz çalışmalı, patlayıp yanma tehlikesi olmamalı ve gelip geçeni rahatsız edecek derecede duman ve pis koku çıkarmamalı; frenleri sağlam ve dik yokuşlarda aracın geri kaymasını engelleyecek vaziyette olmalıydı. Aksi takdirde otomobil seferden men edilecekti. Otomobillerde biri önde, diğeri arkada iki pla-

ka olacak; plakalar siyah zemin üzerine kalın ve okunaklı beyaz yazıyla yazılacak ve geceleri ışıklandırılacaktı. Arabanın önünde sağda yeşil, solda beyaz iki fener bulunacak; göz kamaştırıp kazalara neden olmaması için şehir içinde büyük

fener kullanılmayacaktı. Her otomobilde, sesi en az 50 m mesafeden işitilecek tarzda bir düdük bulunacaktı. Ehliyeti olmayan otomobil, otobüs ve kamyon çarkçıları işten el çektirilecekti.

Otomobil çarkçıları duracakları zaman ya ellerini camdan çıkararak veyahut üç defa düdük çalarak arkadan gelenleri uyaracaktı. Önündeki arabayı geçmek isteyen, üç defa düdük çaldıktan sonra öndeki arabanın solundan geçip yine yolun sağ tarafını kullanmayı sürdürecekti. Otomobiller şehir içinde on, şehir dışında ise otuz km sürat yapabilirdi. Dar ve kalabalık yerlerde

bu sürat at arabalarıyla eşit olacaktı. Şehir içinde belirlenen hızı aşanlar cezalandırılacaktı.

İstanbul için yeni bir ulaşım aracı olan otomobil ve diğer taşıtların işleyişi bu düzenlemeyle bir sisteme oturtuldu ve ülkemizdeki ilk trafik kuralları oluşturuldu. Otomobillerle ilgili bir başka düzenleme de vergilerle ilgiliydi. Ticari otomobillerle motor gücü on iki beygire kadar olanlardan yılda altı; 12-20 arası beygir gücüne sahip olanlardan on; yirmi beygiri aşanlarla otobüs ve kamyonlardan on beş lira belediye vergisi alınacaktı. Özel ve yabancı uyruklu otomobillerden bu rakamların yüzde elli fazlası tahsil edilecekti. Resmî otomobiller vergiye tâbi değildi. Otomobiller Galata Köprüsü’nden geçerken ücret ödeyeceklerdi. Binek otomobiller iki, boş ticari otomobiller beş, yüklü olanlar ise yirmi ku-

ruş verecekti. Bu arada köprüden sürekli olarak geçmek durumunda olan otomobiller için aylık yüz elli kuruş peşin ödeme karşılığında paso uygulaması vardı.4

OTOMOBİL

İthal edilmek istenilen otomobilin gümrükten geçişine müsaade edilmemesi

Reji İdaresi adına gümrüğe gelen bir adet otomobil arabasının İstanbul sokakları bu gibi gaz ile çalışan arabaların geçişlerine müsait olmamasından dolayı iade edilmesi hakkında Meclis-i Vükela kararı.

18 Eylül 1904

Meclis-i Vükela Müzakeratına

Mahsus Zabt Varakasıdır

Tarih: 18 Eylül 1904

Hülasa-i Meali:

Marsilya’dan Mesajeri Kumpanyasının Menkareli adlı vapuruyla Forniyal adına Reji İdaresine gelmiş olan üç sandık muhteviyatının kurulmamış bir adet otomobil arabası olduğu muayeneden anlaşılarak sahibi tarafından bunun gaz ile çalıştığı beyan olunmuş ve bu gibi arabaların ithalinin serbest ya da yasak olduğu hakkında bir karar olmadığından geçirilmesinde tereddüt edilmiş olduğuna ve bunun gibi diğerleri adına gelen arabalar hakkında da müracaat olunmakta olduğuna dair Rüsumat Emanetinden gelen tezkirenin ekleriyle bazı ifadeyi havi Dâhiliye Nezaretinin 21 Temmuz 1904 tarihli tezkiresi okundu.

Kararı:

İstanbul sokakları bu gibi gaz ile çalışan arabaların gelip gitmesine müsait olmadığından adı geçen arabanın mahalline iadesi konusunda Rüsumat Emanetine gerekli tebligatın yapılmasının Dahiliye Nezaretine cevaben bildirilmesi kararlaştırıldı.

Azaların imzaları

MV, 110/10

OSMANLI’DA İNOVASYON GİRİŞİMLERİ

Askerî harekat sırasında denenmek için Avrupa’dan bir adet otomobil satın alınması

Bazı devletler ordularında haberleşmeyi hızlandırmak amacıyla kullanılan otomobilin askeri harekât sırasında faydası görüleceği tahmin edildiğinden denenmek üzere bir adet getirilmesi.

18 Eylül 1904

Tef iş-i Umumi-i Askeri

Komisyonu

Tamirhanenin gelmiş olduğu gelişmişliğin göstergesi olmak üzere ikinci ve üçüncü ordular nakliyatında kullanılmak üzere imal edilen arabaların her bir ayrıntısında sağlamlık ve dayanıklılık göze çarpmaktadır. Avrupa ordularında olduğu gibi, gerek duyulduğunda bu arabaların lokomobil5 ile de çekilebilmelerinin, ordumuzun diğer devletler ordularında mevcut ve çağın gelişmeleriyle uyumlu bütün askeri gelişmeleri takip etmesi hakkındaki Padişahımızın düşüncelerine muvafık olacağı açıktır.

Bununla birlikte Almanya ve Fransa gibi bazı devletler ordularında, kumandanlarca haberleşmeyi hızlandırmak ve emirleri ulaştırmak amacıyla otomobil kullanıldığından ve bunun adı geçen devletler tarafından büyük manevralarda icra olunan askeri harekât esnasında faydası görüldüğü de anlaşılmakta bulunmasından ordumuzca kullanım tarzı denenmek üzere şimdilik bir adet lokomobil ile bir adet de otomobilin Avrupa’dan sipariş edilerek getirilmesi münasip gibi mütalaa edilmekte ise de bu konuda karar size bırakılmıştır.

16 Ağustos 1904 (imzalar)

Y.PRK.KOM, 13/30

5 Lokomobil, genellikle tarım alanında ve sanayide kullanılan, bir koşum takımı ile istenilen yere çekilebilen, tekerlekler üzerine yerleştirilmiş buhar makinesi veya patlamalı motor olarak tanımlanır. Petrol türevleri ile çalışan modelleri bulunmasına karşın genel olarak buharla çalışmaktaydılar. Lokomobiller Traktörlerin atası

olarak kabul edilir.

Kaynak: Türklerde İnovasyon — Buluş ve Arayışlar